Devlet ve Toplum Kuramlarına Yeni Yaklaşımlar

Prof. Dr. İlyas Doğan

İnsanlık tarihinde devlet ve toplum ilişkisi daima bir gerilim alanı ola gelmiştir. Toplumun en iyi nasıl yönetilebileceği zihinleri sürekli meşgul etmiştir. 20.yüzyıldaki kadar devlet ve topluma ilişkin kuramlar alternatifsiz değildi. Bunlar liberal ve sosyalist kuramda olduğu gibi sınıfsal temelli veya ırka ilişkin sapmaların somutlaştığı faşizm ya da kutsal dinleri referans alan teokratik modellerdi.

Devlet ve topluma ilişkin yeni yaklaşımların ortaya çıkması II. Dünya Savaşı sonrasına rastlar. Yapısal işlevselcilik, merkez-çevre ülkeler modeli bunlardan bazılarıydı. Bu kuramların aktörleri küresel siyasi ve ekonomik bağımlılığı pekiştiren BM, GATT, Dünya Bankası, IMF gibi örgütlerdi. Ancak A.B.D. fiili uygulayıcı devlet olarak görülüyordu.

Liberal ve sosyalist devlet kuramlarının ortak yanı sosyolojiden yararlanmalarıydı. Yeni kuramların belirgin özelliği ise uluslararası alanda II. Dünya Savaşı sonrası oluşan A.B.D. üstünlüğüne dayalı koşullardan fazlasıyla etkilenmesiydi. Ancak savaştan kısa süre sonra gelişen soğuk savaş ortamı bu kuramların uygulamaya konmasını bir süre ertelemeyi zorunlu kıldı.

Küreselliğin 1989 sonrası sahneye çıkması ertelenen yeni uluslararası sistem ve toplum yaklaşımları için özel bir fırsat oldu. Liberal kâr mantığına dayalı bu kuramlar sosyal devletten farklı olarak insanı sosyal çevresiyle kavrama endişesi taşımaz. Küresel şirketlerin temel çıkarları önceliklidir.

Demokrasi ve "insan haklarına saygı" söylemleri küresel projelere engel oluşturduğu düşünülen devletlere karşı "parçalayıcı" birer araç olarak kullanıldı. Bu durum henüz devam etmektedir. Aslında yeni kuramların nihai amacı demokrasi ve insan haklarını küresel ölçekte yaymak değildi. Küresel medya kuruluşlarınca dünya gündemine taşınan bu "söylem ve sloganlar" soğuk savaş sonrasında küreselleşmenin kazananları lehine işleyen birer "katalizatör" gibi devreye sokuldu. Gelişmekte olan ülke aydınları bu karmaşık, değişken ve hemen her konuda "standart" sorunu yaşanan tablo karşısında bocaladılar.

Yayın Yılı: Ekim 2008, ISBN: 9786055865051,  Barcod: 9786055895051,  Sayfa Sayısı: 448,  Ebat:16x24, Dili: TÜRKÇE

...................................................................................................................

Düşündüşlem Deyişler

Hayrettin Ökçesiz

 “Bir şeyi söylerken binini susarız. Binini duyumsamak, birini duymaktan daha güzel değil mi? Ya da öyle bir şey söylemeli, duymalı ki, binini birden duyumsatsın.”

Hayrettin Ökçesiz bir hukukçu olarak sivil itaatsizlik kitabıyla tanınır. Bu kitabıyla birlikte felsefe dünyamız da kendisinden çok söz edecek.


Sayfalar süren felsefi tezler yazmaya kıyasla çok daha emek ister deyiş yazmak. Bütün o tezlerin berraklaşmış şeklidir deyişler. Kesip duvarınıza asmak istersiniz, tek bir tanesini alıp, felsefi sohbetlere giriş yaparsınız.


Cumhuriyet Gazetesi'ndeki yazılarıyla, hukukçu kimliği ve şimdi Düşündüşlem Deyişler'iyle, çok yönlü bir entelektüel Hayrettin Ökçesiz. 

 

Yayın Yılı: 2008, ISBN: 9716055895037, Barcod: 9786055895037, Sayfa Sayısı: 116, Ebat:13,5x21, Dili: TÜRKÇE

..................................................................................................................................................

21. Yüzyılda Kimlik, Vatandaşlık ve Tarih Eğitimi

Editörler: Mustafa Safran&Dursun Dilek

 "20. yüzyılda tarihin bizi getirip bıraktığı yer, "kendimizi" ve "ötekileri" tanımlamaktı.

20. yüzyıl bizim için, söylemesi zor da olsa bitti. Peki, 21. yüzyılda

tarihe hangi misyonu yüklemek gerekiyor? Ya da biz istesek de istemesek de tarih,

ne için uğraşacak? Bu yeni yüzyılın eğilimlerinin insanın önüne koyduğu temel

problem geçen yüzyıldakilerden biraz daha farklı gibi görünüyor. Temel

problem, kendini ötekilerden üstün kılmak değil, bizzat "kendi olmayı başarabilmek"

olarak karşımıza çıkıyor. Belki de bu yüzyılda tarihten "kendimiz olabilmek"

ve "kendimiz kalabilmek" için yararlanacağız."

Vatandaşlık tartışmaları son yıllarda birçok kitabın konusu oldu. "Vatandaşlık ve kimlik arasındaki ilişki modern dönemden farklılaşacak mı?" bir soru olarak hala orta yerde duruyor.

Farklı ülkelerden, farklı sesler ile vatandaşlık – tarih eğitimi ilişkisini tartışmaya açıyoruz.

 Yayın Yılı: 2008, ISBN:978-605-0001-12-9, BARCOD:9786050001129, Sayfa Sayısı:420, Ebat: 16x24, Dili: TÜRKÇE

Editörler: Mustafa Safran&Dursun Dilek

Yazarlar: Mustafa Safran, Akif Pamuk, Ramazan Alabaş, Hillary Cooper, İsmail Hakkı Demircioğlu, Keith C. Barton, Alan McCully, Erkan Dinç, Kate Hawkey, Helena Pinto, Erdal Aslan, Banu Çulha, Gavin Baldwin, Claudia Amaral, Linda S. Levstik, Ömer Say, Cevat Özyurt, Isabel Barca, Jon Nichol, Mehmet Açıkalın, Julia Castro, Engin Kaplan, Dursun Dilek, Sevgi Çoşkun, Bahri Ata, Yücel Kabapınar, Gülçin Yapıcı, Ahmet Şimşek, Ali Yılmaz, Kenan Kuruda, Kezban Kıcır, Tony Meechan, Salih Özbaran

Çevirmen: Zerda Sönmez

.................................................................................................................................................

Yüzüncü Yılında II. Meşrutiyet

Halil Akkurt – Akif Pamuk

 

 

 

Hürriyet, eşitlik ve kardeşlik taleplerini haykırmak bugün sıradan bir olay gibi görünse de, padişah otoritesinin olduğu bir ülke yönetiminde bu kelimelerin söylenmesi şimdikinden çok daha fazla şey ifade eder.

Elinizdeki bu kitap, yüzüncü yılına denk geldiğimiz II. Meşrutiyet’in ilanının ve bu ilandan sonra adını verdiği dönemin kısa bir muhasebesini yapıyor. Bu dönem, kimilerine göre İttihat ve Terakki önderlerinin ülkeden ayrıldıkları 1918’e kadar; kimilerine göre ise Saltanat’ın kaldırıldığı 1922 yılına kadar devam etmektedir. Ancak sınırlandırılması nasıl olursa olsun, dönemin Cumhuriyet’e giden yolun öncülü olduğuna kuşku yoktur. Cumhuriyet birçok bakımdan II. Meşrutiyet Dönemi’nde başlayan değişimlerin tamamlayıcısı gibidir. Günümüzde de büyük ölçüde bu dönemin etkilerini yaşamaktayız.

İmparatorluk bize birçok kavramı miras bıraktı. Bunlardan en önemlileri siyasi parti kadroları, parlamento, basın ve siyasi kurumlar. Bunlara ek olarak cumhuriyeti kuranlarda bu yapıdan bağımsız değildi. Günümüz modernleşmesinin kaynağı olarak II. Meşrutiyet, yönetim anlamında sıkıntılarını bu güne taşımakla birlikte, demokrasinin ilk örneklerini de bize miras bıraktı.

Çağcıl sorunların kökenleriyle geçmişte yüzleşmek ve Türkiye Demokratikleşmesini daha iyi anlamlandırmak temennisiyle.

Yayın Yılı: 2008, İthal Kağıt, 280 sayfa, 13,5x21 cm, Karton Kapak, ISBN:6055895013, Dili: TÜRKÇE

..................................................................................................................................................

Semer

  

Vural Pakel

“ … Her gerdek gecesi penceren bir çarşaf atılır Yusuf, göre göre bıkmadın mı?..”

Siz hiç soyut bir roman okudunuz mu?

Siz hiç feminist bir köy romanı okudunuz mu?

Yaşamın içindeki problemleri romanına aktaran Vural Pakel, kadınları kendileriyle yüzleştiriyor.

Kusursuz bir üslupla hazırladığı romanın sayfalarında kendinizi kaybedeceksiniz.

Başarılı film yapımcılığını, başarılı bir romanla süsleyen yazar, bu romanını yüreksiz kadınlara adıyor.

Yayın Yılı: Haziran 2008, 342 sayfa, 2. hamur, 14 x 21 cm, ISBN: 9786055895006; Boyut: Dili: TÜRKÇE Türü:Roman

..................................................................................................................................................

 

   
 

Tüm hakları saklıdır 2008 ©      tasarım ismail fidan