Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle        Arşiv      E-Bülten
 
Güncel Haber - GİRİZGAH - Yeni İnsan Yayınevi
   
 GİRİZGAH

GİRİZGAH
 Yazı Boyutu

 Tarih : 08.03.2010 - 22:43:53


Lütfen kadınlığımızı daha fazla kaybetmememiz konusunda bize siz yardımcı olun...

 

Girizgah


Bu başımıza gelen basit bir algıda seçicilik durumu mudur? Aklımızı taktığımız bir konu acaba devamlı dikkatimizi de çeker mi oldu? Yoksa aslında söz konusu olan bir artış mı? Salt biz ona takmadık da, o her yerden karşımıza mı çıkıyor oldu?


Önce meselenin ne olduğu: “Kadın” kelimesinin geçeceği her durumda, onun yerine “bayan” kelimesinin tercih edilir olması. Siz bugüne kadar bu konuya bizim kadar takmamışlardan iseniz de bugünden sonra biraz dikkat etmeye başlarsanız emin olun meselenin içine girmekte fazla zorlanmayacaksınız. Çünkü örnekler gerçekten de muhtelif: Eşinden bahsederken “ev bayanı” diye bahseden erkek, başvuru formlarında cinsiyet hanesine baktığınızda karşınıza çıkan “erkek-bayan” ifadesi, giyim mağazalarında erkek reyonlarının karşılığı olan bayan reyonları, matematik sorularında çıkan erkek-bayan problemleri, başlığı “şu bayanlara bakın” olarak gönderilen e-postalar, “Kadın şöför bayan polise çarptı” haber manşetleri, doktor muayenesi sırasında ‘bebek bayan mi?‘ diye soran anneler, kaç çocuğu olduğunu sorusuna “iki- bir erkek, bir bayan” diye cevap veren babalar, ‘bu türkü ne anlatıyor?’ diye sorulduğunda ‘bir bayan üzerine’ açıklamasında bulunanlar, “Dünya bayanlar günü kutlu olsun” ya da “Bütün bayanların kadınlar gününü kutlarım” temennilerini iletenler, “Ben bütün bayanları seviyorum. Sonuçta benim annem de bayan” diye açıklama yapanlar, erotik shoplarda satışa sunulan “şişme bayanlar”. Yukarıda bahsi geçen durumlar ya bizim kendi gözlemlerimize dayanıyor, ya da yaptığımız gazete taramasında rastladığımız yazılara.


Ve sizi bilemeyiz ama biz bu işten gerçekten çok baydık! Bugün geldiğimiz noktada “bayan”ın kullanımı dil içinde nerdeyse tamamen normalleşti, algı radarlarını çoktan aştı, geçti. Biz kendi çevremizde buna karşı çıktık, eşimiz dostumuzu düzeltmekten geri durmadık. Ama karşılığında beklemediğimiz bir tepki aldık. Bize bayan kelimesinin iyi niyetli bir “kibarlık” sebebi ile kullanıldığı, bunun fazla büyütülmemesi gerektiği söylendi. Oysa bu özrü kabahatinden büyük bir cevap. Çünkü burada bize aslen söylenen “kadın” demenin ayıp olduğu ki mesele de zaten asıl burada. Ve görünen o ki biz bu süreci seyretmeye devam ettiğimiz sürece bu kadın olmayı ayıplama hali koletif olarak ve fütursuzca devam edecek.


Sonuçta bizim gördüğümüz tek başımıza bu işin içinden çıkamayacağımız. O yüzden sizden bir ricada bulunmak istiyoruz. Lütfen kadınlığımızı daha fazla kaybetmememiz konusunda bize siz yardımcı olun. Diliniz sürçüp yanlışlıkla bayan demeyin, diyenleri siz de düzeltin, “bazıları kendilerine kadın denmesinden hoşlanmayabilir” diyecekleri sorgulayın, “kadın olmanın, kadın denmenin nesi, niye ayıp olabilir ki?!” diye siz de karşılık verin, israr edin, pes etmeyin, vazgeçmeyin, susmayın. Bu itirazları çay sohbetlerinizde, okuldaki derslerinizde, bayram ziyaretlerinizde, vapur yolculuklarınızda, iş toplantılarınızda tekrar tekrar dile getirin. İlk basımı 1987’de yapılan Duygu Asena’nın ünlü romanı “Kadının Adı Yok”un son baskısını “Bayanın Adı Var ” olarak yapılacağı bir duruma gelmeyelim. Biz kadınlar o günlerden beri pek çok şeyin değişmesini talep ettik. Bunların kimisini elde ettik, kimisini edemedik ama derdimizi anlatmaktan da hiç vazgeçmedik. Ve bunları adına yaptığımız şey aslında kadınlığımızın ta kendisi idi. Oysa şimdi onca yıldır pek çok şeyin değişmesini adına talep ettiğimiz en temel şey, ismimiz , göz göre göre elimizden gidiyor. Sahip olmaktan gurur duyduğumuz kadınlığımız onun bunun dilinde “adını söylemeye utanacağımız o şey” türü ne üdüğü belirsiz bazı kodlamalara heba olup gidiyor.


Lütfen bu meseleyi bizimle beraber ciddiye alın. 8 Mart “Dünya Bayanlar Günü”, ev kadınları “ev bayanları”, doğmamış bebekler “bayan bebek”ler olmasın. Bugünden itibaren her ama her durumda tekrar edelim:

Asıl Bayan Sizsiniz, Biz Kadınız!




  Editör :  Tohum Yayıncılık

137 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Yeni İnsan Yayınevi

 Kategori ¬ Güncel Haber

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  Maltepede Organik Tarım Nedir Söyleşisi, 5 eylül pazar  

  Ümit Şahin 94,9 Açık Radyoda  

 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
MEMLEKETİM ÜZERİNE, Metin Atamer MEMLEKETİM ÜZERİNE, Metin Atamer
Hem Nalına Hem Mıhına kitabıyla geçen yıl okurlarına değişik bir beyinsel lezzet tattıran Metin Atamer, aynı tadı bu yıl da tattırıyor ve... Bu son yapıtıyla ayrıca, gelecek yıl için de yeni bir buluşmanın şimdiden ön haberini veriyor....

GDOLU 32 ÜRÜNE İNCELEME YAPILMADAN İZİN VERİLDİ
TARİH NASIL ÖĞRETİLİR ÇIKTI
 
 Takvim
 Linkler

Fidan Ekolojik

Us Atölyesi

Üç Ekoloji 

 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 16
 Dün : 73
 Toplam : 35364
 Ip No : 38.107.191.113
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler

 

 Hava Durumu



 

 



 
 

   © Copyright - 2010 Yeni İnsan Yayınevi - Tüm Hakları Saklıdır.