Hoş Geldiniz
Hızlı ve güvenli alışverişe giriş yapın!
Henüz Üye Değil Misiniz?
Kolayca üye olabilirsiniz!

DİJİTAL ÇAĞDA DOĞA TEMELLİ EĞİTİM: DAVID SOBEL

31-08-2026 15:19
DİJİTAL ÇAĞDA DOĞA TEMELLİ EĞİTİM: DAVID SOBEL

David Sobel, doğa temelli erken çocukluk eğitimi ve "mekân temelli öğrenme" (place-based education) yaklaşımlarını benimser. Çocukların doğal çevreleriyle kurduğu duygusal ve fiziksel bağın gelişimsel önemini araştırmıştır. Çalışmalarında, çocuklara çevre bilinci kazandırırken ekofobi yaratmak yerine, onların yakın çevrelerini oynayarak, severek ve keşfederek öğrenmelerini merkeze alır.

Doğa temelli bir eğitim programına sahip olmak ne anlama gelir ve neden önemlidir?

David Sobel: Son otuz veya kırk yılda, dünyanın dört bir yanındaki çocuklar giderek hareketsizleşip miskinleşti. Dijital cihazlarına bağlandılar ve doğal hayata yabancılaştılar. Bunun sonucunda, çocukların özel alanlar inşa etmek, hayvanlarla arkadaş olmak, ormanda saklambaç oynamak ve küçük dünyalar kurmak gibi doğal eğilimlerinin birçoğu yok olup gitti. Doğal yaşamda oynanan bu oyunlar, çocukların sağlıklı yetişkinler ve dünyayı koruyan bireyler olarak gelişmesinin çok önemli bir parçasıdır. İster erken çocukluk döneminde ister ilkokul düzeyinde olsun, doğa temelli programlar çocukları sınıf kapısının dışındaki doğal ve yapılı çevreyle daha fazla bağ kurmaya teşvik eder. Pandemi, çocuklar için daha sağlıklı olması sebebiyle öğretmenleri ve yöneticileri sınıfları dışarı taşımaya yöneltti. Şimdilerde öğretmenler; okuma-yazma, matematik, sosyal bilgiler ve fen bilimleri müfredatlarını temellendirmek için doğal dünyayı nasıl kullanacaklarını öğreniyorlar. Belki de bu, pandemi sonrası dünyaya aktaracağımız derslerden biri olabilir.

Çocukları doğa temelli bir eğitim programıyla yetiştirmenin onlara ve eğitimlerine faydaları nelerdir?

David Sobel: Bu konu üzerine yapılmış pek çok araştırma bulunuyor: Doğa stresi azaltır, doğayla temas öz disiplini artırır, doğa temelli öğrenme motivasyonu yükseltir, dışarıda geçirilen zaman daha iyi bir fiziksel kondisyonu geliştirir ve bu temelde öğrenim, akademik başarıyı artırır. Bunda sevilmeyecek ne var ki?


Çevreyle iç içe ve doğayı öncül gören bir yaklaşımla öğretmenliğe başlamanız konusunda size ne ilham verdi?

David Sobel: Güvenli bir ortamda özgürce dolaşabildiğim bir çocukluk geçirdim. Sahillerde, tuzlu bataklıklarda ve kilometrelerce uzanan terk edilmiş çiftliklerde özgürce gezinebiliyor; mika taşı toplayabiliyor, yengeç yakalayabiliyor ve perili denilen evlere gizlice girebiliyordum. Bu deneyim, doğal dünyayla bağ kurmamı sağladı. Bir öğretmen olarak, çocukların dışarıda öğrenirken yaşadıkları coşkuyu ve heyecanı keşfettim, bu yüzden de kendimi bu fırsatları öğrencilerim için erişilebilir kılmaya adadım. Bir ebeveyn olarak ise bu yaklaşımı tamamen benimsedim; çocuklarımı hemen yakınımızdaki açık hava ortamlarıyla iç içe büyüttüm, onların keşfetme arzularını teşvik etmek ve hayal güçlerini desteklemek için hikaye anlatıcılığından yararlandım.

 
Sınıflarında doğa temelli öğretimi uygulamaya başlamak isteyen eğitimcilere veya erken çocukluk profesyonellerine verebileceğiniz tavsiyeler var mı? 

David Sobel: The Sky Above and the Mud Below adlı kitaptaki makalelerin birçoğu tam da bu türden tavsiyeler sunuyor. Hannah Lindner-Finlay’in "Öğrencilerinizi Dışarı Çıkarın" (Take Your Students Outside) başlıklı makalesindeki son derece akıllıca yönergeleri okuyun. Teneffüs ile açık havada öğrenme arasında ayrım yapmak önemlidir. Kendisi; alışılmış rutinleri dışarı taşımayı, doğaya özgü kurallar ve rutinler geliştirmeyi, dışarı çıkmadan önce yeni materyalleri ve fikirleri içeride tanıtmayı ve daha birçok son derece pratik öneriyi tavsiye ediyor. Temel olarak yavaş ve küçük adımlarla başlayın ve açık havada öğrenme davranışları hakkında net beklentileriniz olsun.


"Doğada Öğrenmek İçin Meşe ile Akçaağacı Ayırt Etmenize Gerek Yok": Doğa temelli eğitime adım atarken eğitimcilerin en büyük endişelerinden biri, çevrelerindeki bitki veya hayvan türlerini yeterince tanımamaktır. Oysa ağaçların altında kitap okumak ya da plastik pullar yerine meşe palamutlarıyla matematik yapmak için bir botanik uzmanı olmanıza gerek yoktur. Önemli olan doğa hakkında her şeyi bilmek değil, çocuklarla birlikte merak duygusunu paylaşarak doğal dünyanın içinde öğrenmeyi deneyimlemektir.

Kendi alanınızda, profesyonellerden kendi doğa temelli programlarını başlatma veya büyütme konusunda duyduğunuz en yaygın engel nedir ve bu engelleri nasıl aşıyorsunuz?

David Sobel: İki engel var. Birincisi bir önceki soruyla bağlantılı. Öğretmenler, "Dışarıdayken davranışlarını nasıl kontrol edeceğimi ve odaklanmalarını nasıl sağlayacağımı bilmiyorum!" diyorlar. İşte bu yüzden Hannah'nın yönergelerini ve kitaba katkıda bulunan diğer yazarların kıyafetler, ritüeller, büyük hayvan tatbikatları, iş ve oyun dengesini kurma hakkındaki o akıllıca tavsiyelerini takip etmek çok önemlidir. İkinci engel ise şudur: "Bir baştankara ile çalıkuşu arasındaki farkı bilmiyorum. Temel olarak, dışarıdaki doğa hakkında hiçbir şey bilmiyorum." Benim buna yanıtım şu: Meraklı olun ve çocuklarla birlikte öğrenin. Başlangıçta, dikkatinizi verme ve yakınınızdaki doğal dünyayı keşfetmeye ilgi duyma konusunda onlara rol model olmanız çok daha önemlidir. Jamal avuçlarının arasına sakladığı bir böceği size getirecek ve heyecanla "Bu ne?" diye soracak, siz de "Bunun hakkında ne fark ettin? 6 bacağı mı var yoksa 8 mi? Zıplıyor mu yoksa koşturuyor mu? Bakalım bir kitapta onun fotoğrafını bulabilecek miyiz," diyeceksiniz. Ayrıca, ağaçların altında açık havada okuma çemberleri oluşturmak veya plastik pullar yerine meşe palamutlarıyla matematik problemleri çözmek için bir akçaağaç ile meşe ağacı arasındaki farkı bilmenize gerek yoktur. Doğal dünyada öğrenmek, doğal dünya hakkında öğrenmek kadar değerlidir.

Eğitim ve meslek hayatınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?

David Sobel: Profesyonel kariyerime okul öncesi eğitimcisi olarak başladım. 1972 yılında Harrisville, New Hampshire'da bir anaokulu ve kreş olan The Harrisville School'u kurdum ve faaliyete geçirdim. Okul, Antioch University New England için bir laboratuvar okulu olarak hizmet verdi, kısa süre sonra stajyer öğretmenlerle çalışmaya ve yüksek lisans seviyesinde Eğitim dersleri vermeye başladım. İlk yıllarımda ayrıca bir Headstart öğretmeni ve çeşitli ortamlarda doğa eğitimcisi olarak da çalıştım. Zamanla Antioch Üniversitesi'nde tam zamanlı öğretim üyesi oldum; burada Öğretmen Sertifika programını yönettim ve yaklaşık on yıl boyunca Eğitim Bölümü Başkanlığı yaptım. İlk kitabım olan Children’s Special Places'ı 1992'de yazdım ve o günden beri yoğun bir şekilde yazıyorum. Tüm kitaplarımda odak noktam, gelişimsel olarak uygun eğitim ile çocukların doğal dünyayla bağ kurmasına yardımcı olmak arasındaki kesişim noktasıdır. Bugünlerde dersler veriyor, danışmanlık yapıyor, araştırmalar yürütüyor ve doğa temelli erken çocukluk konferansları düzenliyorum. Ayrıca, yayımlatmak için heyecan duyduğum bir genç yetişkin romanı yazdım.

David Sobel’in Yeni İnsan Yayınevi’nden Türkçe’ye kazandırdığımız ve yayına hazırlanan eserleri:

     
  





ideasoft e-ticaret paketleri ile hazırlandı.