Blog Kategorileri
Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği: Bugünkü Türkiye’ye yazılmış bir kitap
Yazan: Ferhat Kentel “Bu kitabı okuyucuyla birlikte bir yolculuk yapma denemesi olarak görebiliriz. Hazırdaki düşüncelere esir olmayı reddeden, referans aldığı çok sayıda düşünürü bile birbirleriyle konuşturup kendi özgün düşüncesini inşa eden bir deneme.”
Mahzenden Taşan Macera: Gaudi’nin Gizemini Çözen İki Kafadar
Yazar: Işıl Kızılırmak Her şey sicili pek de temiz sayılamayacak bir antikacının, şehirdeki herkes tarafından tanınan Bayan Amat’a yazılmış eski bir mektuptaki imzayı tanımasıyla başladı. 1925’te atılmış bu imza, Barcelona denince akla gelen görkemli yapıların mimarı Gaudi’ye aitti ve satırlarında Sagrada Familia’daki büyük bir sırrın bahsi geçmiyor olsa bu mektup antikacı için sadece iyi bir satışın konusu olabilirdi.
Temsil Edilemeyen, Öngörülemeyen ve Ele Geçirilemeyen Olarak Kaos
Yazan: Gülbin Altunakar Ömer Faruk’un Bir Yaratıcılık İmkânı Olarak Kaos adlı kitabı, kaosu, yalnızca siyasetin değil, düşüncenin, sanatın, hatta gündelik yaşamın kurucu bir öğesi olarak ele alır. Kaosu modern toplumların boğucu düzen arayışına karşı yeni bir çıkış yolu olarak sunar.
Aşağılamanın ve aşağılanmayı benimsemenin ifadesi olarak çöp
Yazan: C. Murat Özgünay “Çöp, bu metinde, toplumsal hafızanın karanlık odalarında biriken, yüzeye çıkması istenmeyen her şeyin mecazıdır. Geride bırakılan ya da değersiz görülen nesnelerin yanı sıra, dışlanan fikirleri, bastırılan duyguları, aşağılananları, toplumun dışarısına atılanları da kapsar.”
Ağaçlar Hakkında Her şey
Bir kitap düşünün… Yaprakların hışırtısıyla sayfalarını çeviriyor, köklerin derinliğinde bilgiyle büyüyorsunuz. Yeni İnsan Yayınları’ndan çıkan Ağaçlar Hakkında Her Şey tam anlamıyla doğayı çocuk kalbine sevgiyle işliyor.
Gaudí’nin Gizemini Çözen İki Kafadar
Yazan: Senem Türkmen Gaudí’nin Gizemini Çözen İki Kafadar, bana çocukken izlediğim eski bir çizgi filmi hatırlattı içinde bilgi, gizem, merak ve bolca hayranlık vardı. Salvador Comelles’in dili sade ama zekice örülmüş; çocukların dünyasına eğilmeden değil, eşlik ederek sesleniyor. Kitabı okurken kendimi, o iki kafadarın yanında Gaudí’nin izini sürerken buldum. Özellikle Gaudí’nin hayal gücüyle örülmüş o kıvrımlı, tuhaf yapıları birer bilmece gibi sunması çok etkileyiciydi.
İklim hareketinin dünü, bugünü, yarını
"Brecher’ın stratejisi dünyayı kurtarır mı bilinmez. Fakat en azından içinde bulunduğumuz ve seller, kasırgalar, kuraklık, aşırı soğuk ve aşırı sıcak hava dalgaları, biyoçeşitlilik kaybı, kirli hava, buzulların erimesi ve yükselen deniz seviyeleri gibi nice sonucuyla her gün daha çok yüzleştiğimiz kriz karşısında bizi devletler ve küresel iş dünyasının karşısında daha güçlü kılacağı kesin.
Aşçının Kızı
Yazar: Nazlı Dağhan “Bazen en güzel tarif, hatalarla yoğrulur.”
‘Giydiklerimiz ruh halimizi yansıtıyor’
Röportajı Yapan: Neslişah Aygören Rana Kutvan ‘Moda Psikolojisi’ isimli kitabında “Kıyafetlerimiz sadece bir tercih değil, aynı zamanda kim olduğumuzun bir yansımasıdır” diyor. Kutvan ile modanın zihnimizi etkileyen farklı hallerini konuştuk.
“Karnavalesk” bir sistem eleştirisi: Yarabıçak
Ömer Faruk’un Yeni İnsan Yayınları tarafından genişletilmiş 2. baskısı yayımlanan Yarabıçak adlı denemesi şu an içinde bulunduğumuz “sistem”in kök(en)lerine, başlangıç noktalarına,başka bir deyişle ilklere doğru, tüm bağları-bağlantıları çözerek ilerleyen bir düşünce yolculuğu.
“Moda Psikolojisi”, modanın psikoloji üzerindeki etkilerini keşfetmek isteyen herkese hitap ediyor
Her ne kadar moda diyince aklımıza ilk gelenler giysiler, aksesuarlar ve trendler olsa da, kişilerin kendilerini dünyaya nasıl sunmak istediklerine aracılık eden moda, benlik saygısı, öz güven ve sosyal statü gibi psikolojinin ilgi alanı olan bazı kavramlarla yakından ilişkilidir.
Beşçeşmeler’e Edebiyatla Yaklaşmak
Özyeğin Üniversitesi MTF Mimarlık ve Tasarım Fakültesi +10 İstanbul Araştırma çalıştaylarından ‘Kenti yazıyla düşünmek’ çalıştayında öğrenciler, Maltepe Beşçeşmeler bölgesi’ndeki mevcut durumu, değişimleri ve kentteki değişimler karşısında kişisel konumlarını yazıyla araştırdılar.
YARA DERİN, BIÇAK KESKİN ve BİR HİPER METİN OLARAK YARABIÇAK
Yarabıçak, Ömer Faruk’un, ironik bir durum olarak hem bugüne kadar hakkında çok şey yazılan hem de kendisinden bahsetmenin zor olduğu deneysel bir çalışması.
Kentler ve Tarifi Zor Şeyler Üzerine
sürrealistlerin kent olarak sadece paris’I ve istanbul’u gösterdikleri o keten astarlı dünya haritasında neden Istanbul diye düşünmeyi, eminönü sağır han’dan sessizce kenti ve vapurları izlediğim o gün bıraktım. düşselliğe, rastlantıya ve imgeleme değer veren akımın, düşseli bunca besleyen bir kenti merkezine almasından daha doğal ne olabilirdi ki,,
Türler Arasındaki Eşitsizliğin Kaynakları
Yazar: Gökhan Yavuz Demir İnsan dışında kalan ve bizim çok toptancı ve dayatmacı bir adlandırmayla hepsini “hayvan” başlığı altında topladığımız bütün öteki canlıların varoluş amacı hakikaten insanların çıkarlarına hizmet etmek olabilir mi? Bu soru hakkında serinkanlılıkla düşünen birinin; insanlar ile hayvanlar arasındaki ilişkinin efendi-köle, yönetici-kaynak, gardiyan-mahpus, beslenen-besin yahut özne-nesne ilişkisi olduğuna kendisini ikna etmesi mümkün müdür?
Ekolojik bir manifesto: Gül İle Bülbül Cumhuriyeti
Yazan: Erol Malçok Ömer Faruk'un 'Gül ile Bülbül Cumhuriyeti', dünya ve özellikle de Türkiye siyasi hayatının güdükleştiği, günübirlik ve bir sıkışmışlık içinde dar kapsamlı politik kararlar alındığı, imgelerimizin basitliğe hapsedildiği, hayallerimizin yok sayıldığı şu zamanda çok önem kazanıyor.
Büyüme ekonomisi giderek alay konusu olmaya başlıyor!
Aşırılıktan Kurtulmak kitabının yazarı Niko Paech ile Aytaç Timur’un yaptığı söyleşi: Kıtlık Toplumundan Bolluk Toplumuna.
Kurucu cinayet
Sorun çözme aracı olarak cinayete başvurulmasıyla birlikte cinayet kendi geleneğini, ahlakını ve yasasını oluşturmuş; dahası adak, kurbanlar, ayin ve bayramlarla varlığını hem bayraklaştırmış hem de kitleselleştirmiş ve alkışlanabilir kılmıştır.
Ekoeleştirel Bir Yaklaşım
1. Kitabın hemen girişinde antroposen çağın kayıplarını özetleyip, elementlerin ekoeleştirtirel bir yaklaşımla ele alınacağını söylüyorsunuz. Dinleyicilerimize kitaptan küçük bir hatırlatma yapalım; periyodik cetveldeki 100 küsür elementten değil, hava, su, toprak ve ateşten söz ediyoruz. Nedir elementlerin ekoeleştirisi?